16 Temmuz 2019 Salı

Shoujo Anime Önermece


Merhaba minna Duygu ablanız döndü hagshja Abla da olduk be... Neyse osashibiriiii. Size abla olarak shoujo anime önermeye geldim ama hani bu animeler böyle giriş animesi. Zaten sorsanız bunlardan başka shoujo animesi izledin mi diye? Cevabım hayır olacak galiba. Shoujo animelere giriş 101 yazımıza hojgeldiniz. İşte başlıyoruz:

NOT NOT NOT SPOILER VARDIR.

Yazıyı okurken dinleyelim:




Kaichou wa Maid-sama


Şu an kafamın içinde çalan şarkıyı söyleyeyim mi? "Geliyor gönlümün efendisi" fdafghs Usui Takumi, kendisi ilk anime crushım olur. 2010 yılında yayınlandı ve patladı gitti. Peki ne anlatıyor bu anime? Misaki, karma liseye çevrilen bir erkek lisesinde okur ve otoriter biri olduğundan paat okul başkanı olur. Usui ise sessiz ve yakışıklı herkesi reddeden bir çocuktur. Misaki'nin ailesi fakir olduğundan maid-cafede (hizmetçi temalı cafe) çalışır canım benim kıyamam. Bu uzaylı sapık Usui maid cafede bunu görür ve peşini bırakmaz. Küçücuk yaştaki bu çocukta olan maid fetişi şimdi beni benden alıyor. 

Ouran High School Host Club


Net en sevdiğim shoujo animedir. Canım sıkıldıkça izlerim. Dizisini filmini falan bile izledim düşünün artık. Gerçi live actionlar sevmem ama neyseeeee. Haruhi zeki mi zeki bir kızımızdır. Ouran Lisesi gibi sadece zenginlerin olduğu seçkin bir liseye bursla kabul edilmiştir. Kızımız rahat giymeyi seviyor o yüzden trans babasının eski kıyafetlerini giyiyor. İşte kitap okumak için yer araken bir yere gidiyor paaat kendini host clubta buluyor. Bunu erkek sanıyorlar bir de aboo yani. Host clubta Tamaki, Kyouya, Mori, Honey ve Hitachiin ikizleriyle maceralar onu bekliyor. Tamaki-senpaaaaiii. Neyse kulüptekilerin çoğu tabii ki kıza aşık oluyor siz de ajhsjka

Itazura Na Kiss


Zamanında izlediğimiz ve gelmiş geçmiş en kötü Kore dizilerinden olan Playful Kiss'in uyarlandığı anime bu. Gerçi bu mangasından uyarlanıyor ama neyse sizi uyarlamaceptiona sokmadan önce konusunu anlatalım. Kotoko işte saf salak bir kızdır. Her animede çıkar bu. Aynı lisede olan Naoki ise çok zeki ve yakışıklı bir çocuktur. Kotoko'nun evi yıkılır sonra Naokilerin evine taşınır. İşte kıvılcımlar ateşler. Sonunda evleniyorlar. Tayvan ve Japonya dizi versiyonları güzel bakın derim. Tayvan dizileri için yazım buyrun: http://duygusuzcuk.blogspot.com/2014/06/tayvan-dizileri.html Eski diziler ama olsun izleyin. Ablanız her yere el attı zamanında merak etmeyin.


Bokura ga Ita


Nana ile Yano'yu anlatıyor Nana ile Yano aynı okuldadır. Aralarında bir elektriklenme başlar ama işte Yano ölmüş eski sevgilisi unutamıyor. Sonu... Neyse o kadar spoiler vermeyeyim. O değil de live action filmi de güzeldi bunun. Ikuta Toma falan oynuyordu. Tavsiye ederim.


Lovely Complex


Yaaaa dünyanın en tatlış animesi misin ki seeen? 172 boyundaki Koizumi okuldaki kızların en uzunudur. 156 boyundaki Ootani ise okuldaki en kısa erkektir. Bunlar hep didişir didişir ama sonunda birbirlerini tamamladıklarını fark ederler. Mutlu soooon. Live actionı da fena değildi hani.  



Vampire Knight


Kim kimi nerede nasıl? Kimin kimin nesi nasıl? Elit "insan"ların olduğu bir akademi var ismi Cross bunun. Akademide bir gündüz sınıfları bir de gece sınırları oluyor. Gece sınıfı böyle yakışıklı ve güzellerle dolu falan. Tabii insanlar düşünüyor ki uykularını alıyorlar diye böyleler halbuki hepsi vampir. Neyse Yuuki diye bir kız ile Zero diye bir çocuk koruma gibi bir şey bu akademide. Öğrenci ve koruma hani temsilcimsi bir şeyler. Aman sonunda aslında Yuuki ve Zero da vampir çıkıyor. Gece sınıfından Kaname ile Yuuki arasında bilmem ne oluyor. Mangasının devamı hee beyin yakıyormuş. Kardeşim okuyor da mangasını bir anlatıyor kim kime yani.

Aslında bir önerim daha var ama burası ponçiğimsi animelerle doldu diye beklettim. Nana animesini de mutlaka izleyin. Çok hojdur. 


13 Aralık 2018 Perşembe

Clean With Passion For Now! İlk 6 bölümde ne oldu?


Merhabaa gençleeer. Uzun zamandır Kore dizisi izlemiyordum ve kardeşim (Tutku) bir diziye başlayalım dedi. Başladık şu ana kadar 6 bölüm geldi hepsini izledik. İlk 4 bölüm gayet güzeldi ama hani şu Kore dizilerindeki sıkıcı olma dönemine girmek üzere dizi galiba. Neyse diziyi tanıtıp ilk 6 bölüm hakkında bir şeyler diyeceğim. Spoiler olan bölümde uyarı olacak merak etmeyin canlar.

Kimler oynuyor bakalım?


Dizinin başrollerinde Yoon Kyun Sang, Kim Yoo Jung ve Song Jae Rim yer alıyor.

Yoon Kyun Sang: Jang Sun Kyul. Kendisi misofobi gibi bir durumla karşı karşıya. Yani mikrop - pislik tarzı şeylerden korkuyor ve hatta bayılabiliyor.
Kim Yoo Jung: Gil Oh Sol. Dağınık bir kızımız. Hani ben de dağınığım arkadaş ama yüzümde ekmek kırıntısı ile dolaşmam ya da saçımı yıkarım. O ne ayol saçı kokuyor. Üniversiten mezun olmuş ve işsiz kalmış (aa ben). İş aramakla meşgul.
Song Jae Rim: Choi-ssi. İsmi tam olarak bilinmiyor ama işte biz biliyoruz yani onlar bilmiyor. Gil ailesinin üst katında oturuyor.

Not: Bu bölümden sonrası SPOILER

1. bölümden itibaren ne oldu başlayım.

Gil Oh Sol, babası ve akrdeşiyle beraber yaşamaktadır. Do Jin adında bir sunbaesinden hoşlanmaktadır. Do Jin pek onunla ilgilenmiyor gibi görünüyor. Jang Sun Kyul bir temizlik şirketinin CEO'sudur. Tek başına yaşamaktadır evinde GeumJa adında br elektrik süpürgesi vardır. Süpür hani şu kameralı olup kendi kendine hareket eden yuvarlaklar var ya he işte ondan. GeumJa aslında onun vefat eden bakıcısının ismidir. Bunu o hediye etmiştir. Bir akşam annesi gelir ve içeri dalıp kapıyı açık unutunca GeumJa evden kaçar. GeumJa'yı kim bulur? Evet tabii ki Gil Oh Sol. Gil Oh Sol eve süpürge ile gittiğinde banyolarından bir adamın çıktığını görür.


Hemen bağırmalar çağırmalar. Yok ne işin var açıkla demek ve adamın açıklamasına izin vermemek? Biraz salaklık yani. Neyse kendisi üst kat komşular Choi-ssi yani. Sonra gelip süpürgeyi gösteriyo ailesine satacak yer arıyorlar. Bu sırada Sun Kyul deli gibi GeumJa'yı arıyor. İlan veriyor bulana 1 milyon won (1000 dolar) diye. O da ayrı çılgın. Bu ilanı Oh Sol'un kardeşi Oh Dol görüyor ve arıyor.

Neyse efeniiiiim. Bir gün Oh Sol babasının yerine çöp toplamaya çıkar. Derken Do Jin'i görür ve kafasına at kafası şeklinde maskeyi geçirir. Salak mısın kuzucum? Bu sırada bareti yere düşürür. Do Jin bunun için peşinden koşar. Bu önde Do Jin arkada koş dur. Sonunda kimle çarpışır? Arabasıyla geçen Sun Kyul'e çöp arabasıyla çarpar. Bütün çöpler paaaat Sun Kyul'un arabasnın üzerine düşer. Arabadan fırlayan Sun Kyul hemen konuşmaya çalıştıysa da Oh Sol ses çıkarmaz ve numarasını yazıp verir. Sun Kyul elini atıp Oh Sol'un at maskesini çıkarır. Daddam:


Ortaya çıkan bu görüntü oluyor. Aaaaa etrafta kim izliyormuş onları dersiniz? Do Jin ve arkadaşları ile kardeşi Gil Oh Dol. Onlar hariç hepsi elinde telefon olayları çekiyorlar falan. Kız yerin dibine girdi yani. Daha sonra Do Jin onu bir yere çağırdı. Beraber eğlendiler, içtiler ve yanlarında arkadaşları da vardı. Sun Kyul ile de bir ara buluşup süpürge konusu ile arabaya çarptığı için ödemesi gereken borcu söyledi. Ki bu 3500 dolar. 

Do Jin bir gün Gil Oh Sol'u çalıştığı şirkete yemeğe çağırır. Arkadaşı JooYeon bunu gaz getirir ve gidip güzel - pahalı bir boxer don alır. Neden, neden don arkadaş? Gerçi gidiyor da ne oluyor? Do Jin bunu reklam çekimine sokuyor. Sonra tekrar çağırıyor ve yine reklam çekimi istiyor. Hem de iç çamaşırı gibi bir şey yani. Anlayacağınız Do Jin ve sevgilisi kızı kullanmaya çalışıyor. Buna Sun Kyul denk geliyor ve kendi çapında intikam alıyor. Nasıl mı? Boğuyor diyebiliriz.



En sonunda Oh Sol, Sun Kyul'e süpürgeyi verir ama kutunun içinde Do Jin'e aldığı hediyeyi unutur. O hediyeyi de kardeşi kendi donuyla değiştirmiş salak. Koyduğu don pembe fil. Üzerindeki kağıtta "Bugün 1. günümüz olsun mu?" yazmış. Buram buram Kore dizilerindeki saçma teklif sahnesi kokuyordu.



2. bölümde Sun Kyul'un çocukluğu üzerine sahneler bulunmaktaydı. Kendisi annesiz ve babasız büyümüş denebilir. Büyükbabası bakmış ve o da her gün dövüyormuş çocuğu. Annesi gezmelerde, babası kim bilinmiyor. O sırada yanında tek GeumJa var. Aslında Sun Kyul'un temizlik hastalığının sebeplerinden biri ve en büyüğü büyükbabasının dövmesidir. Çünkü genelde üstü kirlendiği için dayak yemiş ve eğer temiz bir çocuk olursa annesinin geri döneceği söylenmiş.

Bu bölümde ayrıca Oh Sol'un iş başvuruları ile olan cebelleşmesi gözükmektedir. Hepsi kötü geçmektedir. Üzerine erkek akrdeşi birileriyle kavga edip duruyor. Neyse en sonunda bir şirkete giriyor ve o da temizlik şirketi. Kimin temizlik şirketi?



3. bölümde Oh Sol, Sun Kyul'un şirketinde işe başlar. Bir şirket etkinliği yaparlar Oh Sol iyice sarhoş olur ve Sun Kyul'e tekrar içelim der. en Sonunda Sun Kyul dayanamayıp onu eve bırakmaya gider. Evin orada sevgilisi tarafından terkedilen Do Jin onu beklemektedir. Do Jin ile Sun Kyul aralarında zavallı kızı çekiştirirken Choi-ssi ve Gil Oh Dol gelir de kurtarır neyse ki.


Kardeşi onu eve götürürken dönüp Sun Kyul'e teşekkür için bir şey verir. Cebine koyuyor bir de hediyeyi. Hediye dediği ne biliyor musunuz? Sundae!! Burger King'de yediğiniz dondurma olan sundae değil. Çiğ domuz bağırsağı olan!

3. bölümde ilk öpüşme de geldi. Do Jin'e ben başkanla sevgiliyim demek için öptü. Bkz.


Sonrasında ne oldu? Sun Kyul bayıldı ve uyandıktan sonra:


4. bölüm ile beraber Sun Kyul kendisinin Oh Sol'e aşık olduğunu anlamaya başlıyor. Buna yeni psikoloğu da yardımcı oluyor tabii. O kim dersiniz? Choi-ssi. Tabii yüzünü 6. bölümde gösteriyorlar ama sesten falan belli o. Bak sen şu şansa her şey bu ikisinin etrafında oluyor.

Çalışanlar su ile oynarken Oh Sol yanlışlıkla Sun Kyul'e su sıkar. Biraz azarlanır. Sonra Sun Kyul onun için üzülür ve yanına gitmek ister. Onu otururken görür. Elinde bir peçete (?) ağlıyor gibi görünüyordur. Aslında olan sebum kağıdı yani yağ emen kağıtlar ile yüzündeki yağları almaktadır.


Bu kağıtlar rüzgar sayesinde uçar ve biri Sun Kyul'un alnına yapışır. O yağ ne ayol bu arada? Bu ne yemeklik mi o? Oh Sol'un annesinin ölüm yıldönümü gelir bu yüzden güzel giyinir. Herkes ona güzel olduğunu söyler tabii.




Bu temizlik ekibi bir oyuncak koleksiyoncusunun evine gider. Her taraf özel Marvel oyuncakları ile dolu. Bizimki yine yapar yapacağını. Gerçi sadece onda suç yok. Ev sahibi yerleştirirken Captain America figürini düşürür bizimki de gelir üzerine basar ve sonra tartaklanır. O da yetmezmiş gibi işten kovulur.

5. bölümde geri işe alınıyor. Çünkü onun suçu olmadığı anlaşılıyor ve Sun Kyul annesinin ölüm yıldönümü diye üzülüyor. Ondan önce Oh Sol annesini ziyarete gidiyor. Orada bir çilekli yugırtı buluyor. Bırakan Choi-ssi aslında onu 6 yıldır falan takip eden biri. Sapık mı ne bu da.




Dizinin highlightı bir:


Oh Sol merdivende saati silerken düşer ve kaslı (?) başkan onu yakalar. Normalde böyle şey yapmazmış ama aşık oldu işte ne yaparsınız. Sonra tabii yine kendi gibi davrandı. Yüzüne bez düştü ve bayıldı:

Bu adımlar Sun Kyul'un aşık olduğunun göstergesi olmuştu. Artık bunu kıza da göstermeliydi. Annesi de bu farklılığı hissetti ve Oh Sol ile buluştu ve dedi ki olmaz ya bundan sevgili ahaha neyseee.

6. bölümde ikinci öpücük gelir. Kıskanmalar ve aşk kelebekleri havada uçuşuyor derken Sun Kyul öküzlüğüne dönüyor. Kıza çıkmak istemediğini falan söylüyor. Anlayamıyorum bu dramalardaki erkeklerdeki tripleri... Seviyorsan seviyorum de...

Neyse bir ufak nokta. Sun Kyul'un büyükbabasının Oh Sol'un annesinin ölümüyle bağlantısı var gibi görünüyor. Zamanında evleri yıktırtan bu yaşlı pislik galiba. Sun Kyul de hiç sevmiyor bu adamı. 5. ve 6. bölümle itibaren sıkılmaya başladığım için az yazdım farketmişsinizdir.


Anlıyoruz seni Sun Kyul bizim de bunu yapmak istediğimiz insanlar var.

Merhaba Feriha?


Bugünlük bu kadar. Öneri diziniz, filminiz, animeniz olursa yazın. Daredevil ve Titans izliyorum şu sıralar, önerilere de açığım. Ayrıca 2016 yılında çıkan bir animasyon filmi olan Sing'i izlemeyen varsa mutlaka izlesin derim. Yazsan iyi olur dediğiniz bir şey olursa yorumda belirtirsiniz. Öpüldünüz. 

7 Ağustos 2018 Salı

Yoon Do Hyun - 사랑했나봐 (It Must Have Been Love) Türkçe Altyazılı


Merhabalar,
Uzun zaman sonra çeviri yapmayı denedim. YBciğimden bir şeyler olsun dedim. Hatalar olabilir. Korece'den çevirdim. İyi seyiler efenim.

3 Ağustos 2018 Cuma

Birkaç Japon Dizisi Önermece - Part 1



MINNA OSASHİBİRİ
Merhabalaar efenim. Şarkıya hemen bakınız. Bugün Japon dizi nostaljisi yapalım. Yani tabii ne kadar nostalji olacak orası bilinmez. Araya birkaç yeni dizi de sıkıştırırım belki. Gerçi bayadır dizi izlemiyorum. Ve bayadır yazmıyorum değil mi? Ben biraz değiştim hayatım da değişti.Bir ara anlatırım onu size. Şimdi birkaç Japon dizisine bakınalım mı? 
*Özlediniz mi beni? hehe*

Hana Yori Dango


Efenim bu diziyim her ülke çekti neredeyse. Kore'de Boys Over Flowers oldu, Çin'de Meteor Garden oldu, Türkiye'de Güneşi Beklerken oldu, Tayland, Vietnam falan filan derken bin defa uyarlandı. Ergenlik çağımızın bereketlerindendir. İtiraf edeyim ben ilk Boys Over Flowers versiyonunu izledim. O zaman yaş 16 - 17 genciz, deli doluyuz. Neyse Japon versiyonunu gördüm izledim. Ve hala favori versiyonum Japon versiyonudur. Netim bu konuda. Japon versiyonu da uyarlamadır. Hana Yori Dangosu mangası 1992 yılında çıkıyor (Benimle yaşıt). Sonra 1995 yılında ilk filmi çıkıyor. Hemen kapağına bakalım derdim ama kapağı yok fanarta bakalım.
Bu versiyon ilk çıkan uyarlamadır. Bunu izledim. Yani eh işte modundaydı. İzlemek isteyenler olursa Hana Yori Dango'nun evrimini görmek açısından izleyebilir. Kıyafetler efsane, göz yakıyor.
Bu filmden sonra baktılar Hana Yori Dango'nun popülaritesi artıyor hemen animesini çıkaralım dediler ve 1997'de animesi başladı.
 
Tatlış bir animedir kendiri. Türkçe altyazılı olarak bulunmaktadır. 
Hana Yori Dango'nun ilk dizi uyarlaması Meteor Garden'dır. Sonra Japon uyarlaması çıkıyor. Şimdi asıl konumuza dönelim Japon versiyonunu anlatalım. 
 
 
 
Makino Tsukushi (Mao galp galp) zenginlerin okuluna gelen fakir bir kızdır. Biraz da saf ve salaklıktan doğan bir cesaret mevcuttur. Atlama kızım temiz bir lise hayatı geçir zaten herkes deli ama yok dinler mi? F4 ile atışıyor. Epoporoyu (F4) bir tanıyalım.
Sol baştan başlıyorum saymaya. Bir! Akira Mimasaka, kendisi Japon yeraltı dünyasında yeri olan birinin oğludur ve kendinden yaşlı kadınlarla birlikte olmayı sever. Akira'yı oynayan kişi ise Tsuyoshi Abe'dir. Kendisi artık pek dizi filmlerde oynamıyor desek yeridir. Arada bir görünüp kaçıyor. En son oynadığı film ise Assassination Classroom live action filmi
İki! Hanazawa Rui. İnsanları zaten Ruici ve Domyoujici tayfa olarak ikiye ayrılmıştı. Rui, işte böyle tatlı, iyi kalpli ve sadık biridir. Yok keman çalmalar falan yavaş senpai. Tsukushi adlı kızımız ilk buna bir düşüyor. Haklı da bir tek Rui iyi davranıyor kısa. Diğer öküz, odun falan ne yapsın kız. Hanazawa Rui'yi dizide herkesin sevgilisi Oguri Shun oynuyor. Şu an kendisi Gintama (Aa acaba kimin favori animesi) live action yapımlarında boy göstermektedir.
Üç! Domyouji Tsukasa. Ah ne sen başbelası bir herifsin. Ama sevdik çocuk seni ne yapalım. Domyouji baya zengin bir ailenin mirasçısıdır.Böyle yediği önünde yemediği ardında çünkü yemek masaları büyük ne yapsın. Tsukushi kızımız bununla evlenecek. Al gitsin. Domyouji'yi dizide skandalların adamı Matsumoto Jun (MatsuJun) oynuyor. Kendisini pek severim. Arashi grubundandır aynı zamanda.
Dört! Soujirou Nishikido en dışta duranıydı. Gerektiğinde konuşur gerektiğinde hareket ederdi. Ama biraz hentailik vardı yani unutmadık. Nishikido'yu dizide pek sevgili Shota Matsuda oynamaktaydı. 

Neyse efenim Tsukushi bu dörtlü arasında başta top gibi oynatılıyor. Sonra Domyouji kızımıza aşık olup tavlamaya çalışıyor derken pat evlendiler. ahahah Dizi iki sezon bir filmden oluşmaktadır. Normalde dizi müziği koyacaktım ama ben bu dizinin müzikleri için ayrı bir yazı yazdım. Buyrunuz: Bir Hana Yori Dango izledik ve müziklerine bayıldık...

Hanazakarino Kimitachi e
Hanazakari no Kimitachi e! Yo! Bu dizinin ismini ne zaman hızlı bir şekilde söylesem Japonca rap yapıyormuş gibi hissediyorum. Neyse bu dizimizin diğer ismi Ikemen Paradise (Pardayso) yani Yakışıklılar Cenneti. Ama biz kısaca Hana Kimi diyoruz diziye. Çünkü önüne gelen burada. Kimi arıyosanız burada arkadaş. İlk olarak tatlı mı tatlı kızımız Maki Horikita vardı. Gerikalanı hep erkek zaten doğal olarak. Oguri Shun, Ikuta Toma, Hiro Mizushima, Yusuke Yamamoto, Masaki Okada, Junpei Mizubota, Yu Shirota bla bla bla. Hana-Kimi mangası 1996 yılında yayınlanmaya başladı bu da ondan uyarlanan bir diziydi. Kore'de falan da uyarlaması yapıldı (Allah'ın emri). Zaten 2011 gibi mi ne Japonlar da uyarlamasını yaptı. O uyarlamada başrol kızımızı Atsuko Maeda oynadıydı. AKB48 grubundan hatırlarsınız Atsu-chan'ı.

Fakat şu şarkıyla okuyun dizinin açılış şarkısıdır.


Neyse diziyi anlatalım. 
Sağdaki kızımız Ashiya soldaki delüğanlu Sano'ya aşıktır. Aslında önceden fanı gibi bir şeydir. Ashiya o zamanlar Amerika'da yaşıyordur. Sano bir sporcuydu, yüksek atlama yapıyordu. Ashiya'yı çılgın Amerikalılardan kurtarayım derken ayağından sakatlanıyor ve sporu bırakıyor. Buna içerlenen Ashiya, Sano'nun okuduğu yatılı erkek lisesine geliyor ve onu spora geri döndürmeye çalışıyor. Dizide bol komik sahneler göreceksiniz. Özellikle Nakatsu candır. Birkaç gif paylaşalım bitirelim bu diziyi de.



 

Gokusen


Gokusen'in mangası 2000'de başlıyor. İlk uyarlaması ise 2002 yılındaki bu dizidir. Dizinin her sezonunda tanıdık bir yüz görmeye hazır olun. Dizi komedi ağırlıklıdır. Önde gördüğünüz ablamızın ismi Kumiko Yamaguchi. Oynayan kişi ise Yukie Nakama'dır. Kendisi bir lise öğretmenidir. Kadına verdikleri sınıf dersen Arka Sıradakiler dizisinden beter. Ama bu kadın da zaten normal değil. aslında kendisi bir Yakuza torunudur. Ailesi vefat etmiştir bu yüzden dedesi onu el üstünde büyütür ve ne isterse onu yapar. O yüzden öğretmen olmasına da izin veriyor. Her sezonda öğrencileri ile olan diyalogları ve onları kurtarışı anlatılmaktadır. Dizide oynayanlardan bazıları şöyledir:



1. sezon oyuncuları bunalrdır. Hoop yine mi Oguri Shun o? evet o ve Matsumoto Jun bulunmakta ilk sezonda.


2. sezon oyuncuları arasında kim var farkettiniz mi? Evet bir zamanların KAT-TUN grubundan Jin Akanishi, Kamenashi Kazuya oynuor. Bir de Teppei Koike var. 





3. sezonda ise en sevdiklerimden birisi var. Kim ki o acaba? Tabii ki HARUMA MIURA. Onun dışında bir bildiğim Yuya Takaki var zaten.

Şimdi diğer diziye geçelim mi?


1 Litre Gözyaşı



Hadi hep beraber ağlayalım. Benim gibi odun bir insan bile şu diziyi yanında 1 rulo kağıt havluyla izlediyse, siz düşünün artık. Dizi gerçek bir hikayeye dayanmaktadır. Aya Kitou adlı kızımızın yazmış olduğu günlüklere dayanmaktadır. Aya bu günlüğü doktorunun önermesiyle yazmaya başlıyor. Bu günlükler Türkçe'ye çevrilmiştir. 1 Litre Gözyaşı adında kitap olarak satılmakla beraber yanında günlük defteri de bulunmaktadır. Günlük defterini de alınız, günlüğün kazancı bir derneğimize yardım olarak gitmektedir. Bu dizi günlükle birebir denemez. birkaç şey eklenmiştir. Mesela Aya hep aşık olmak istemiş. Ama aşık olacak ne zaman bulabilmiş ne de sağlık. Bu yüzden diziyi yaparken Aya için bir aşk eklemişler. Üzülme Aya seni biz seviyoruz.
Not: Aya Kitou, 1962'de doğuyo ve 26. doğum gününe 2 ay kala 1988 yılında vefat ediyor.
Aya lise için heyecanlı bir kızdır. Liseye başlıyor derken yavaş yavaş sakarlaşmaya başladığını hissediyor. Bir süre sonra düşüşlerine engel olamamaya başlıyor. Ve SCA diye kısaltılan bir beyincik ile omurilikteki sorunlardan kaynaklanan bir hastalığa yakalandığını öğreniyor. Bu hastalıkta yaşadıkları dizide anlatılmıştır. Dizideki aşkı ise Asou Haruto'dur. Haruto'yu oynayan kişi pek sevdiğimiz Nishikido Ryo'dur. Gerçekte olduğu gibi dizide de aya vefat eder. Özel bir bölüm daha koyarlar Aya'dan sonrası için. Ve siz o arada hüngür hüngür ağlarsınız. 
Dizinin müzikleri de çok güzerdir. Birkaç tanesi:
 

Türkçe altyazılı izlemek isteyenleri buraya alalım: Remioromen - Konayuki Türkçe Altyazılı
Hala bu şarkıda üzülüyorum arkadaş.

İkinci şarkı korodan gelsin. Bu şarkıyı aslında yine Remioromen söylemiştir.


Remioromen ver.


Aslında çoğunuz bu dizileri izlemiştir. Hani şey olur ya biri Rick and Morty'i önermişti de öbürü "Tom ve Jerry önerseydin" diyenler vardı. Öyle deseniz haklısınız. ahahha
Devamı gelecektir. Yakın zamanda gelecek. Biraz daha yeni ve az izlenenler ile geleceğim. Gerçekten bu sefer bekletmeyeceğim!


17 Kasım 2016 Perşembe

BIGBANG konserine gittim?


Merhabalar efenim döndüm ben. Size birkaç anı anlatacaktım? Müsaitsiniz değil mi? Başlayayım mı? Buyrun.

Biliyorsunuz ki Kore'ye gittim. Temmuz ayı gibi gidip ekim başına yakında döndüm. Nasıl kaldım, ne ettim, ne gezdim, ne yedim onların yeri bu yazı değil. İsterseniz yazarım onları da bir ara. Şimdiki konumuz oraya neden gittiğim. Beni bilen bilir 7 yıl oldu BIGBANG ile tanışalı artık bir konseri hakediyordum değil mi? Profesyonel fangirl olduk ilerisi yok. Ve adım adım olayları anlatıyorum.


Bilet almak. İşkence diyebiliriz. Auction denen siteye lanetler okudum. Neden mi? Yabancı üye oluyorsun bilet almak için Kore Hükümeti'nin verdiği bilmem ne bilmem ne numarası yazın diyor. O ne lan? Parasıyla değil mi ver biletimi. Kore'den üye oluyorsun kimlik numarası diyor. Çıldıracaktım. Hadi neyse hallettik onu diyelim siteyi bir açtım saniyesinde tıkladım bilet yeri açılmıyor. Donuyor donuyor. Ve tabii ki siteden alamadım. Ki üç kişi denedik aynı anda alınamadı. Ve mecburen akraborsadan aldım. Normal fiyat 110 bin won (300 lira gibim belki biraz daha fazla) ama tabi ben daha pahalı almak zorunda kaldım fiyatı bende kalsın. Satıcıyı Twitter'da buldum mesajlaştık albüm falan da veririm dedi vermedi küçük şeytan. Neyse biletimi altım ya tamam. Yerim G'deydi yanı substage önü ve numaram tam substage önüne girmemi sağlayacaktı. Konser günü yaklaşırken çalıştığım guesthouse tam bir VIP yuvası olmuştu. Herkes VIP. Bir arkadaş diyordu hep VIP dolacak burası ben "Yok ya" falan diyordum kapıdan bir kız girdi bak bu da VIP benve dedi. Sonra kız kapıyı kapatırken koluna bir baktım Ji'nin dövmelerinin aynısı ahaha. Konsere giriş kısmını sonra anlatacağım. Ve konser yapılan alanda video çekmedim. Neden? Çünkü yasak dediler, atılırsın dediler. Kaç yılda bir konsere gelmişim doğal olarak götüm yemedi arkadaşlar.

Konser günü erken gidelim dedi bir arkadaş ona uydum gittim ama kapı 16.00'da açılırken ben 7'de orada mıydım ne... Zaten konser ürünleri sırası vardı ona girdim bir ara sıkıntıda. Ama bir şey almadım merak etmeyin. 😂 Çünkü başta orayı bilet sırası sanmıştım. Ne bileyim millet o kadar manyak. Ya Çinliler ve Japonlar bavulla gelmiş. Bavul dolusu konser eşyası aldılar. Ben şok. Hani öyle böyle değil almalaı bavullar dolu. Benim arkadaş da almış baya. Kız bildiğiniz 8Seconds mağazasını boşaltmıştı. Tabii ben fakir Türk VIP dolar almış başını gitmiş won da dolarla orantılı olunca eller bomboş kaldı. Bildiğiniz sömürüydü arkadaşlar. Çalışanlar koşuşturuyordu ki yetiştirsinler ürünleri. Bu bavulları nasıl sokuyorlar konsere derseniz emanet yeri var oraya işte bilmem kaç wona emanet bırakıyorlar çıkışta alıyorlar. Bir de erkek fan ve ajumma fan sayısı gerçekten fazlaydı. Ve evet %90'ı renkli saçlıydı.  Neyse aşağıda konser öncesinde bekleme yerlerinde falan çektiğim fotoğraf ve videolar var bakının videolarda çok konuşmuşum takmayın ve her sonda gözüken elimi telefonla çektim de. 😂 Onlara bakın sonra aşağıda devam edeceğim ben.



 

Sonra bilet gösterme bölümüne gidiyoruz. Orada bileti gösterince şu konserlerde renk değiştiren bileklikler var ya ondan veriliyor. Ve evet benim ki If You'dan sonra çalışmadı. T.T Yaşadığım dram... Bilet gösterip içeri giriyorsunuz ama tabii tekrar dışarı çıkılıyormuş sorun değilmiş. Ben slogan almak için çıkmıştım. Video var o zamandan da. Orada girişi beklerken birkaç kişile konuştuk. Korelisi, Çinlisi, Japonu, Perulusu. Perulu ablamızın 3. kosneriymiş. Güney Amerika'daki konserlerden birine, Amerika'dakilerden birine gitmiş daha önceden selamlar...


Aşağı indim slogan almaya ama bedava slogan da vardı. Fotoğrafta sarı olan slogan bedavaydı. Üstünde Samsung logosu gibi mavi yazan BIGBANG'i ben aldım. 😂 Şapkanın altına doğru duran şey konserde rengi değişen bileklik. Yandaki suyu da birkaç fan kulüp birleşip dağıttılar. O sarı sloganda "Mutluluk vereceğiz" tarzı bir şey yazıyor. BB üyeleri de beyaz versiyonunu taşıyordu.



Bizimkinin arkasında bir açıklama yazıyordu. O da şöyle:



Diyor ki encore gelene kadar My Heaven nakaratı söyleyeceğiz. Ay tabii okurken bile ben bende değildim. 😂

Bu arada oradaki ürünlerden bazıları var yukarıda çok kalabalıktı çıldıracaktım. Ahaha
Biz giriş için kapıda beklerken bazı yerleri almaya başlamışlardı. Ve dışarıdan BB hazırlıklarını duyuyorduk. içten içe çıldırıyordum yani. Girişler şu şekilde oldu harf ve numarana göre sıraya diziyorlar. Mesela A 250 diyelim numaran. A bölümünün sıraları oluyor A 0 - 200 A 201 - 350 vs diye sende numarana göre sıraya giriyorsun. Ve alana giriyoruz:



İlk önce sahneye Choice37 abimiz geldi. Isıttı bizi. O sahnedeyken çok eğlenceli şeyler oldu ama. KissCam yapmışlar. İşte çiftleri gösteriyorlar. Her yaştan çift vardı. 20lerin, 30larında, 40larında, 50lerinde vs. Arada yanyana oturan erkekleri ve kızları çektiler. Erkek erkek ve kız kız KissCam yapmaları hele aşırı eğlenceliydi tepkiler çok tatlıydı.

Konser başlaaar. Söylenen şarkıların listesi altta:


Öncesinde şunu ekleyeyim ayaktaydım ya ben öldüm resmen. Havasızlık mı dersin itilip kakılma mı. Hele BB substageegeldiğinde ben en öndeydim BB gitti ben neredeyse ortaya gelmişim. Ağzıma sıçıldı düz hesap. Bir de öndekine kaş göz yapıp benim yerimi kapmaya çalışan bir kız vardı. -.- Arada güvenlikler su uzatıyordu da öyle yaşadık yoksa gitmiştim ahaha.

Neyse BB çıktı konuşmalar falan uzaktan da olsa beşini görüyordum ve Duygu bitik. My Heaven başladı. İlk birkaç şarkıyı ana sahnede söylediler. Bir ara substage tarafına geldiler ama itilip kakılmayı gördüler ve encore zamanına kadar da bir daha gelmediler. Üstüne dediler ki itip kakmayın birbirini canınız çıkacak manasında hahaha. DJ SeungRi geldi coştuk. SeungRi performansa başladı şekşi maknae olarak ama benim elimi uzatıp yanaklarımı sıkasım vardı. Bu arada ben hala konserde olduğumu farketmedim. Bünye alışkın değil nerede BB konseri görmek biz. Şaşkındım aaa hala gözyaşı yok diye. Ama bekliyormuşum neyi biliyor musunuz DaeSung sahnesini. Wings çalmaya başlayınca hop hop döküldü. Abi içimde çocuğa karşı bir nasıl özlem varsa artık ahahah patladı gitti. Peki o DaeRi Crooked sahnesi harika değil mi ya. O hareketleri hele çok tatlıydı. GD böyle uzakta göründü sonra HB sesi geldi üstüne Crayon ve GD&TOP yine scooterlar derken. Biliyorum hızlı anlatıyorum ama nasıl anlatacağımı bilmiyorum ondan ahaha. Aaa evet arada bir yerlerde çıkan PSY var. YG yine sıkıştırdı birini. Neyseki bu kişi PSY başka biri olsa... Peki TOP'nin Act Like Nothing's Wrong söyleyeceğini duymuştuk ama hani orada dinleyince bir garip oldum. ENL derken zaten duygular tavan ve bir uyarı geldi lightstickleri kapatın bundan sonra bileklikler yanacak. Ve If You gelir... Ölümüne eşlik edilir öyle böyle değil. Sonra If You bitmek üzereyken bilekliğim bozuldu. Bir daha yanmadı. T.T Dedim Duygu sinirini bozma tamam, tamam. Ve benim en çok beklediğim an Haru Haru. Ya bir kere kendime sözüm var benim o lightstick açılacak ve bağıra bağıra Haru Haru'ya eşlik edilecek o sallanıp. Öyle yaptım. Salya sümük tabii ahahaha. O an tüm tüyler diken diken modunda ağlarken Haru Haru'ya eşlik ettim. FB, BBB, Sober hepsine eşlik ettik vs derken bitti. Bir yazı belirdi güzel güle gidin manasında. Biz o sırada My Heaven nakaratı söylemeye başladık. Yazı ve Krunk Bear orada sonra şey geldi hala gitmediniz mi, tamam. Derken geri deldiler. Biz o sırada sarı sloganları tutuyoruz. Ve duygulanmamızı yaşatacak diğer şarkılar söyleniyor. Peki size Lies substagede söylenirken benim baya hepsini yakından gördüğümü söylesem. Lies söylenirken fanchant yapıldı ya nasıl eşlik ettim, nasıl yüzüm gözüm kaydı bilmiyorum. İnşallah çekilmemişimdir. Substage'de tamamen Lies söylediler. O sırada YB bir kızın kafasındaki ok şeklindeki tacı alıp giydi. Manyak. BaeBae ile bitti bende bittim.


Bu arada konser sırasında yanımda üç tane video ver fotoğraf çeken kızı güvenlik kolunu uzattı hooop kucakladı çıkarttı. 😂 Yanımdan bir kol uzandı bir baktım yanımdaki kız yok ahahha. Çekmem çekemem yani. Çıkıştan videolar var aşağıda. Ve evet konser alanı pisti. Ama temizledik biz orayı. Dışarı da pisti. Onun için de sabah fanlar gidip temizlemiş. Çıkışta sesim yoktu. Evet ahahha. Çıkış konusuna gelecek olursak 65 bin kişi aynı anda hurraa oluyordu. Ben biraz stadın içinde oturdum bekledim. Temizliğe biraz yardım ettim. Milletle muhabbet ettim. Türkiye'den konser için geldiğimi duyunca şaşırdılar tabii. Sonra yol biraz açılınca çıktım. Susuzluktan ölüyordum. Markete gideyim dedim ama o ne mümkün arkadaş. Beyazıt Meydanı gibi bir yer düşünün işte en hareketli zamanı iğne atsan yer düşmeyecek gibi o derece. Market sırası 10 metre ötesindeki merdivene ulaşmış, üstüne önündeki alan dolu. Sonra boşverim içecek makinelerine baktım su bitmiş hepsinde. En sonunda bir çeşme bulup doldurdum. 😂😂



Çıkışta şöyle bir şey gördüm. Ji'nin doğum günü için konmuş. Tabii ki fotoğraf çekildim, instagram'da var bakarsınız ahaha. Ben yavaş hareket ediyordum. Herkes gitsin biraz boşalsın etraf diyordum ki saate bir baktım son 3 metro mu ne kalmış. Otobüs etrafı doluydu. O yüzden metroya geçtim. Metronun önündeki kalabalık anlatılmaz yaşanır. Dolum makinelerinin önünde öyle bir sıra vardı ki değil merdivenler stadyum yoluna kadar ilerliyordu. Neyse ki T-Money kartıma (Toplu taşıma kartı) para yüklemiştim önceden. Kısmen daha az bir sıradan geçtim ve metroya geldim. Kapı yerlerinin önü sıralanıyorduk önümde baya insan vardı. Metro geldi. Herkes bindi işte önümde 2 kişi kaldı onlar da binse ben önde kalacaktım ve sonraki metroya rahat binecektim. Tabii ben ne yaptım. 😂 Onları ittim metronun içine. İttire ittire sığdırdım en önde ben kaldım. 😂😂 En önde oturdum yere metroyu bekledim. Sonra geldi ve bindim. Asya metrosu olayını kanlarıma kadar hissettim. Buyrun kanıt:



Zaten aktarma yapmadım. Aktarma yapılan durakta indim ve yürüdüm 15 dakika. Daha iyi oldu. Ve bitti arkadaşlar aklıma bir şeyler gelirse yazarım. Sorunuz olursa yazın. Ya da yazmamı istediğiniz başka bir şey olursa söyleyin yazarız ne olacak. Kore'dir Japonya'dır falan. Öpüldünüz hepiniz.