30 Haziran 2014 Pazartesi

Tayvan Dizileri?

cr: http://www.enjoyingtaiwan.com

Merhaba arkadaşlar, uzun zaman oldu değil mi? Okullar bitti (gibi?) o yüzden bir dizi yazısı yazayım dedim. Aslında Tayland filmleriyle ilgili bir yazı yazmak istiyordum ama son zamanlarda fazla Tayland yapımı şeyler izlemedim. İzleyince geleceğim. Şimdi size izlediğim birkaç Tayvan dizisinde bahsedeceğim. Bildiğiniz üzere Tayvan dizileri şu sıralar popüler olmuş durumda. Aslında dizi değil drama deniyor ama olsun ben dizi diyeyim. İşte popüler oldular çünkü bazı arkadaşlar Aaron Yan'ı yeni keşfetti ve "Aaa Tayvanlılar da yakışıklı oluyormuş." diyip bu olaya da girdiler. İtiraf edin aranızda da bunu yapan oldu. Açıkçası ben ilk Tayvan dizimi izlediğim zamanlarda o diziyi o kadar kötü bir görüntü kalitesiyle yüklemişlerdi ki yüzlerin bazıları ayırt bile edilmiyordu. :D Sese göre tahmin yürüttüğüm oluyordu. Yani dizilerin görüntü kalitesi ne güzel.

Şimdi şöyle diyeyim Tayvan dizileri hakkında Kore dizileri ve Japon dizileri - animeleri - mangaları gibi yerlerden uyarlanan diziler çok var. Onların dışında aşırı Kore dizisi tadında olanlar da bulunuyor ama Tayvan dizilerinin tadı bence ayrıdır. :D Yine klasik Asya mantığı mutlu başlar entrika ve üzüntü falan derken son. Yani benim izlediklerimden öyle olanlar vardı. Tabii farklı diziler de var. Müzikle bağlantlı olup ona göre soğuk bir havada gidenler gibi ya da her bölümde farklı hikayeler anlatan diziler gibi. Sonra hımmm... Evet dil var bir de. Ben Çince'yi seven biri olduğum için rahatsız etmiyor pek ama bazı şu hani Kore dizilerinde de olan tatlı konuşmaya çalışan kızların ses inceltmesi gibiler hariç. Onun dışında bence iyi ama daha önce Çince bir şey izlemediyseniz veya dinlemediyseniz başta rahatsız edebilir. Bu arada bu dizileri bizimle buluşturan çevirmen arkadaşlarımıza da teşekkür ederiz. (seonbae, Nova, Inori başta olmak üzere...)

Şimdik şu şarkı eşliğinde izlediğim 2 - 3 dizi var zaten onlar hakkında yazdıklarımı okuyun.  


It Started With A Kiss
Sene: 2005 - 2006
Bölüm Sayısı: 30
Oyuncular: Ariel Lin, Joe Cheng, Jiro Wang...

Meşhuuuuur Itazura na kiss mangasının ilk dizi uyarlamasıdır. Kore uyarlamasını izlemişsinizdir Playful Kiss. Kendisi izlediğim en berbat Kore dizisidir. Neyse dizimize dönelim. Itazura na kiss okuduysanız - izlediyseniz veya Playful Kiss izlediyseniz konuyu biliyorsunuzdur. Birazcık şapşal ve salak olan kızımız Xiang Qin okulun en yakışıklılarından ve en zekilerinden olan Zhi Shu'ya aşıktır. Ve Ah Jin ise Xiang Qin'e aşık olan şöyhle serseri tipli bir çocuktur. (Üzgünüm Jiro :P) Bir gün Xiang Qin gidip Zhi Shu'ya aşk mektubu verir. Yapılır mı bu yani sen gidip o ukala çocuğa mektup veriyorsun olur mu hiç. Çocuk ne yaptı tabii ki hiç umursamadı. "Hee mektup mu tamam" böyle baygın bakışlar falan. Sonra efenim Xiang Qin'in evi deprem dolayısıyla hasar alınca babası diyor ki hadi arkadaşımın evine kalmaya gidiyoruz.

Eve geliyorlar yerleşiyorlar derken Xiang Qin ne görsün evin sahibinin oğlu Zhi Shu çıkmasın. İşte böylece Xiang Qin onun için bir şans doğacağını düşünür ve komik sahnelere başlanır... Gerisi için diziyi izleyiniz. Bu dizinin 2. sezonu da var ama onu izlemedim ben. Onu ismi They Kiss Again. İzlemek isteyen onu da izleyebilir tabii.  Diğer dizimize geçelim.


Alice in Wonder City

Sene: 2012
Bölüm Sayısı: 15
Oyuncular: Aaron Yan, Xiu Jie Kai, Lara Veronin, Yang Gui Mei, Tracy Chou

Lan Die Fie (Benim tabirimle La Be Be) klasik müzik seven ve He Ting Yu hayranı bir kızdır. He Ting Yu şöyle havalı mı havalı, ukala mı ukala bir keman virtüözüdür. Die Fie'nin ablası Yu Shu Ting Yu'nun orkestrasının asistanı olarak çalışmaktadır. Die Fie de oraya girmek ister o yüzden bir gün asistan seçmelerine gider. Jüriden biri bir klasik mzik açar ve ismini sorar Die Fie bilir, yine bir müzik açar ama bu çalan aynı müziktir. Tek farkı bu seferkinde kemanı çalan kişi Ting Yu'dur. Die Fie bunu söyler çünkü Ting Yu'ya o kadar hayrandır ki kemanının sesini bile ayırt edebilir (?). O sırada Ting Yu gelir ve la bebeyi işe alır.

Resimdeki arkadaş He Ting Yu oluyor.

Olayların içine sonrada girecek olan Chen Hai Jie de kemanla ilgilenen biridir.Kendine has bir çalışı vardır. Kemanıyla eğlenmeyi ve para kazanmayı iyi bir şekilde birlikte götüren biridir. Bir doğum günüydü galiba orada çalarken karşısında beliren kıza takılıp kalır. Kız dönüp giderken kemanıyla ona seslenir. (Bunu nasıl anlatayım bilemedim ki şimdik. İşte Çince hecelerin sesini çıkararak "Nihao" falan diyor.) Kızımız durur ve ona döner. Bu kızla tanışırlar kızımın ismi Alice. İşte bu kızla takılmacalar birlikte olmalar falan. Sonuç Hai Jie aşık olur. Ama kız "Geri geleceğim" tarzı bir not bırakarak gider.

Resimdekiler Lan Die Fie ve Chen Hai Jie

Orkestranın sahne alacağı gün Hai Jie izlemeye gider ama geç kalmıştır. Die Fie onu görür, içeri girmesine yardım eder. Ting Yu bir ara Die Fie'den kemanını ister, Die Fie getirir ama o da ne keman Ting Yu'nun kemanı değildir. Ting Yu için kemanı çok önemlidir. Hep aynı kemanı kullanmıştır ve doğal olarak sinirlenir. Die Fie'ye bağırır. En son Hai Jie'nin kemanını ödünç alıp dahneye çıkar. Bu keman olayının arkasında ne olaylar var onu izleyip öğrenin. :P


Sonra işte Hai Jie orkestraya giriyor. Die Fie'nin aşkları derken dizi ilerliyor. Bir süre sonra ise Alice dönüyor ama nasıl dönüyor veya niçin dönüyor? İzleyip öğrenin arkadaşlar.







Fabulous Boys


Yıl: 2013
Bölüm Sayısı: 13
Oyuncular: Jiro Wang, Lyan Cheng, Hwang In Deok, Evan Yo

Dizinin ilk bölümünde You're Beautiful'dan hatırlarsınız bir kız müzik dinliyor bizim kız uyarıyor sonra kulaklık çıkıyor tüm kilise şarkı söylüyor. İşte bu versiyonda o şarkı dineleyen yaramaz kız resimde soldaki kişi. :P Aaaa o kim. :D


You're Beautiful Tayvan versiyonudur. Bir kilisede rahibe adayı (:P) olan Gao Mei Nu bir gün scooterıyla giderkene peşinden siyah bir araba gelir. Araba sonunda bizim kızı durdurur. Abisinin menajeri olduğunu söyleyen bir adamdır bu arabayı kullanan. Abinin sana ihtiyacı var gel onun yerine geç bir günlüğüne diye yalvarır. Kızımız kabul eder.


Çoğunuz izlemiştir diziyi ben niye bu kadar kendimi yoruyorum. Neyse biraz daha bir şey yazıp biraz gif atayım. Kızımız bir günlüğüne abisinin kılığına girecek sanıyor ama beklediği gibi olmuyor ve gayet uzun bir süre o halde kalıyor. AN*JELL grubunun yurduna kalmaya gidiyor. Başta üyeler ona pek sıcak bakmıyor çünkü yeni üye istemiyorlardır. Bu kızımızın kaderi ne olacak.

Not: Bu rolü oynayan tüm kızlar aynı galiba şekerlik patlaması yaşıyorlar. Biraz bana göre değil. :D

Birkaç gif:













Just You

Yıl: 2013
Bölüm Sayısı: 21
Oyuncular: Aaron Yan, Puff Kuo...

Eveet şimdi Tayvan dizilerinin popülaritesini en çok arttıran dizi bu olmuştur herhalde. Neyse izlemeyenler için biraz anlatayım. Elimden geldiğince spoilersız anlatacağım diyeceğim de bu tür dizilerin sonu hep aynı biliyorsunuz giriyorum olaya. :D

Liang Liang diye bir kızımız var. Bu kızımızın arkadaşı Kate bugün işyerlerinde bir evlilik teklifi alacaktır. O yüzden Liang Liang hazırlanmak için banyo keyfi yaparken aynı zamanda arkadaşı pirensesııı (Princess/Prenses/Piremses nasıl okumak isterseniz ama kız böyle diyor. :D) ile telefonda konuşuyor. Sonra üzeirnde havlula aşağı inen Liang Liang'ın evinin kapısı bir yabancı tarafından açılır. Bu ilk karşılaşma Liang Liang için biraz utanç verici olacaktır.


Gelen oğlumu00zun ismi Qi Yi. Qi Yi küçükken yaşadığı ev olan bu evi (Liang Liang'ın kiracı olduğu ev) satın almış ve evine bakmaya gelmiştir. Bu arada ilginç bir manzaraylar karşılaştı tabii. :P Sonra Liang Liang arkadaşı KAte'e yapılacak teklifi görmek için iş yerine gider. Orada da Qi Yi ile karşılaşır. "Ne evimle birlikte iş yerini de mi satın aldın" der ve bu dizi boyunca ettiği en akıllıca cümle olabilir. :D Ve tam Alex Kate'e evlenme teklif edecekken Qi Yi elinde bir kağıtla gelir şirketin yeni başkanı olduğunu söyler. Elindeki kağıdı asar. Kağıt "Şirket içi ilişki yasağı" hakkındadır. 


Sonracığıma Liang Liang evden kira sözlemşmesi bitene çıkmayacağını söyler. Bunun üzerine bu ikili birlikte yaşamaya başlar. Ve Liang Liang'ın arkadaşları Qi Yi'den intikam alabilmek adına Qi Yi'yi Liang Liang'a aşık etmeye falan çalışırlar. Bakalım bu ikilinin durumu ne olacak.
Not: Başrol kızımız Puff Kuo şu an Heechul'un WGM eşi.
Birkaç gif:















Şu an islediğim dizi:

Fall in love with me


Yıl: 2014
Bölüm Sayısı: 23
Oyuncular: Aaron Yan, Tia Li...

Lu Tian Xing genç yaşına rağmen çok ünlü bir reklamcılık şirketinin CEOsu olan ukala biridir. (Klasik Aaron rolü :D) Son yaptığı işin tanıtım toplantısına gitmeden önce trafikte duraksar. Arkadasındaki araba korna çalar ama bizimki duymaz. Sonra arkadaki ara bunun önüne kırmaya çalışırken bu uyanır ilerlemeye çalışır ve arabaya birazcık çarpar gibi bir şey olur. Öndeki arabanın (Kamyonet gibi bir şey) arkasındaki pulumsu - tozumsu bir şey fırlar Tian Xing'in açık üst camından içeri boşalır. (Aaaa şansa bak.) Tian Xing arabadan iner ve öndeki arabanın sürücüsüne çık der. (Evet bildiniz başrol kızımız. Tao Le Si) Kız iner neyse çocuğun haline gülüp durur. Çocuk da sen misin gülen diyip tozu kızın kafasından aşağı döker. 


Sonra bu ikisi işe gidecekleri için hemen duş almak isterler en yakın otele giderl ama ne mi oluyor sadece tek o boşmuuuş. (Bak seeen) gittiler ikisi bir odada duş alacaklardı. Ama duşun önü açıktı. Kızımız bantlarla kapattı önünü çocuk duş aldı. Peki ne mi oldu acaba ne oldu?



İşte böyle oldu. :D Ve işleri bitti her neyse. Tian Xing basın toplantısına gitti. Sonra orada tatile çıkacağını zöyleyip çalışanlardan kaçmaya başladı. Kaçarken bir yere gidip üstünü değiştirdi. Ve dışarı çıktı. Orada bir reklam filmi çekiliyordu merak edip yanaştı ve yardım etmeye başladı. Ama ne görsün sabah kaza yaptığı kız (Tao Le Si) bu şirketin sahibiymiş. Çocuğa "Sen Tian Xing'e benziyorsun" falan dedi o da yok ben o değilim Xiao Lu'yum dedi ve onlar da yedi. Tao Le Si'nin sahibi olduğu şirketin aslında Tian Xing için önemi büyükmüş. Bu şirketle ilgili iyi ve kötü hatırları varmış. Sonuç olarak hayatını hem Tian Xing hem de Xiao Lu olarak geçirmeye başlanır. Bakalım bu iş nasıl sonuçlanacak?

Not: Dizi şu an hala devam ediyor. 12. bölümde falan. Tayvan'da haftada bir bölüm yayınlanıyor malesef. -.-

Aaron dizilerinin OSTlerinin çoğunu kendi söylüyor. Drama albümü de bu dizinin OSTlerinden oluşuyor. Açılış şarkısında da G.NA ile düet yaptı.

Birkaç gif:










Peki bu gifler bugün niye düzgün durmuyor. :D Neyse bugünlük bu kadar hoşçakalın...














31 Mart 2014 Pazartesi

Mim: Annyeong Sosyal Ağ.

cr: yonasu.com

Mari çingum bana mim göndermiş. Blog olayına uzun zamandır girmiyordum.

Sorumuz şu: Facebook, Twitter, Tumblr gibi tüm sosyal ağlar kapansa... Son sözümüz ne olurdu?

Bildiğimiz üzere ülkemiz sosyal ağların çok özgür kullanıldığı, basın özgürlüğü olsun, konuşma özgürlüğü olsun, düşünme özgürlüğü olsun dörtlük dörtlük bir ülkeyiz. Biz de düşündük ki hani ne bileyim bir zaman gelmiş ki sosyal ağlara yasak konmuş (Tövbest). O zaman ne yaparız? Yoksa ülkemizde hiç böyle şeyler yok zaten. Değil mi? 

Başlayalım o zaman:


Facebook: Yokluğunu hisseder miydim acaba? Çoğunuzun ilk sosal ağı o olsa gerek. (Yonja, Myspace kuşağı hariç) Ama şu sıralar ana babalarımızın ve birçok yakın uzak akrabamızın binbir türlü yorumu, paylaşımı ve oyun isteğiyle dolmuş durumda. Youtube'a girip videoyu beğendikten sonra altta çıkan Facebook ikonuyla aklıma gelir genelde kendileri. Sonra açıp bakınır, çıkarım. 
 Ona son sözüm: "Cehennemin dibine kadar yolun var. :D"
Zaten orada da çok anlamlı, çok duygusal bir şarkıyla sitemlerimi dile getirmişim.


Twitter: Hüloooğ. Can evimden vurdular beenii aneeey diyesim gelmedi değil hani. Yani Twitter manyağı olmuşum haberim yok. Yaklaşık 47 bin tweet atmışım ki yuh bana. Ama zaten biz DNS, VPN her türlü olaya hazırlıklı kişileriz. Bundan birkaç yıl öncesine kadar Youtube zaten kapalıydı bize, onda değiştirilen ayarlarımız hep kaldı veya alışkanlık oldu. Yeni bilgisayar alınca "Dur DNS'i değiştireyim" dedim hep. Sonuç olarak Twitter biz duygularını dışa vuramayan, fan tayfasından olan, garip, yazık, ilginç insanların yeridir. Bunu bize yapmamalılar. Zaten her türlü gireriz ya yasak kime acaba. Son sözüm: "Yapma bunu Twitter, güzel günlerimiz vardı. Evlenecektik biz."

O günün en iyi tweetlerinden biri de buydu:



Ayrıca Twitter'ımı bilmeyeniniz varsa follow me beybi.

Tumblr: Ay bunu yapmazlar. Yapmasınlar. Yapmazlar değil mi? Yok yok, hayır. *Error* Tumblr biz zavallı fangirl ve fanboyları en sevdiği adreslerden biri. Cennet cennet. Hooop her fotoğraf, her gif, her haber, her video elinin altında. Bir miktar eye candy, bir miktar eye smile sonra çıkamıyorsun. Şuna da bakayım, şunu arayayım derken gömülüyorsun gökkuşağı kusa kusa. Öyle bir yeri kapatmalılar. Sonra biz ne yapacağız lan? Nereden bulacağız eye candy he? Son Sözüm: "Gitmeeee, yapma bunu bana ne hata yaptım ben he bırakma beni."

 Durun bir eye candy atayım buraya size gitmeden.


Ona artık Chil Bong demeyin yeni isim taktım ben ona Yuk Baeg diyin tamam mı. :D
Tumblr adresimi bilmeyenler follow me.

Sonuca bağlayayım gideyim. Sosyal ağlar bizim kendimizi anlattığımız, toparladaığımızyerler onlar olmasa biz sinirimiz, hıncımızı, sevgimizi nereden çıkaracağız. Bizi böyle şeyler mahrum edemezsiniz.



Ben bu mimi Şizo ve Cemre çinguma göndereyim dedim.

Bu boşluk arasında birçok dizi ve film izledim size onlarla döneceğim. Hoşçakalın.